I don’t wanna run away
I don’t wanna be alone
No promises
Baby, now I need to hold you tight
Now and forever, my love
No promises

PLEASE NO PROMİSES !

Dont give me any word,

I know you dont have any loyalty 

I know you’ll broke my heart

But I don’t wanna run away

I dont wanna be alone

I just want to feel freedom

S.

18 yaşındaki küfürbaz gencin savunmasını yapalım, arayın gazeteyi bilgilerini alın dedim dedim hukukçu arkadaşlarıma. Aradılar gazeteyi….

Haberi yapan kişiye ulaşmışlar, kaynağımız twitter, kendisi öyle yazınca biz de haber yaptık demişler…

Twitter’a onu hapse attırdım, bunu şuraya attırdım yazınca, milyon dolarlık dava açtım yazınca buna inanıp haber yapanlara gazeteci deniyor.


@Zekikayahan
dan alıntı.

Gazetecilik ne hale gelmiş?!

I had everything

I could belong to the night

You make me wanna die

I’l never be good enugh

Everyhing I love burned up in light

The Pretty Reckless

Make Me Wanna Die

YOU REALLY MAKE ME WANNA DIE!

Bir şey farkettim,Bi

onceuponatimeinagalaxyfaraway:

Twilight’ın kitapları 2005 yılında çıkmış.

True Blood’ınkiler 2001’de.

Vampire Diaries’inki 1991’de.

Bütün o hayal gücü gelişmiş yazarlara saygılar, sevgiler.

Aynen öyle :)

(Source: saatdortolmus)

Vampire Diaries 

I made it, watch it!

pustgibiipnegibibise:

Arizonali bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtari bulamadi… Kendisini kurtarmak için çilingir çagirmak yerine polisi arayinca basi belaya girdi… Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemis bir kefalet borcu bulundugunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler. ..

pustgibiipnegibibise:

Arizonali bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtari bulamadi… Kendisini kurtarmak için çilingir çagirmak yerine polisi arayinca basi belaya girdi… Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemis bir kefalet borcu bulundugunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler. ..

Dünya Basketbol Şampiyonası öncesinde hedef, daha önce alınmış en büyük başarının üzerine çıkmaktı. 2006′da altıncı olarak bitirdiğimizi hesaba katarsak, beşincilik ve üstü bir derece etmek, yani son gün maçlarından birini oynamaktı hedef.Hedefine çoktan ulaşmış bir takım olarak çıktı sahaya Milli Takım. Fakat tarihimizin en büyük başarısını elde etmiş Türk Milli Takımı, finalde kendi tarihinden çok dünya tarihine geçmeyi hedefliyordu. Aslında buna uygun başladık maça. Hidayet Türkoğlu’nun sayesinde hücumda tutunduk ama Kevin Durant’e karşı tıpkı dünyanın geri kalanı gibi çaresizdik.“Yenildik ama ezilmedik” edebiyatı değil bu, sadece emekli olduğunda tarihin en büyük oyuncularından biri olarak anılacak Kevin Durant’i takdir etmenin getirdiği bir durum. Ona karşı her şeyi denedik. Alan savunması, ikili sıkıştırma, sert faullerle sinirlendirmeye çalışma… Yok, olmadı. İlk yarıda 20 sayı atan Durant, tek başına takımını sırtladı ve kazandı. KD sadece ilk yarı sonunda 5/9 üçlük atarken, takımın geri kalanı 1/13 yapmıştı. Umutlanmak için yeterli sebeplerimiz vardı devreye girerken.Taktik konuşulur mu, bilinmez. Ancak alan savunması esnasında yaşadığımız savunma ribaundu sorunu bizi çok olumsuz etkiledi. Biz üç uzun, onlar beş kısaya döndüğünde bu sefer çabukluk ve iyi sıçrayabilme gibi Allah vergisi yetenekler aradaki farkın aynı kalmasına sebep oldu. Esasında hücumda korktuğumuzdan daha az top kaybetsek de ABD’nin atletik oyuncularına karşı yaşadığımız o eşleşme problemi yüzünden geri dönüşü sağlayamadık.Sonuçta ABD altın madalyayı aldı, fakat bu basketbol tarihimizin en büyük başarısının altına imza attığımız gerçeğini değiştirmedi. Basketbolda başarılara alışkın Litvanya, şampiyona üçüncülüğüne bizden daha çok sevinirken, üzüldüğümüz şeyin ne olduğunu fark ettim. Dünyanın en büyüğü olamadık diye içimiz buruktu.İşte bununla gurur duyulur!ismail şenol

Şimdi size anahtar kelimeleri söylüyorum.

eksikbirseyvar:

Basketbol. Maç. Kerem. Seksenüç. Koyduk. Sırplar. Uçuyor. Türkiye. Seksenbeş.
50 salise. ALLAH. Oley. Amerika. Referandum. Hayır. Uh ah dev adam. Final. Sandık.

Bağlantıyı kurdunuz. Dağılabiliriz.

Is life fair enough to everybody? I don’t think so… 

Is life so beautiful! Damn! It’s not! 

Why I should be happy, who can give me a reason to be happy! 

I don’t know I wanna be more happier sometimes, but after than I think why?

What’s gonna happen after than that? Happiness and what!

People are so selfish I understand it now…